PSİKOLOJİ TARİHİNDEKİ EN İLGİNÇ 5 VAKA

Bu küçük tozlu dünyadan milyarlarca insan geldi geçti ama bazı insanlar diğerlerinden öyle ilginç şekilde ayrıldılar ki, psikoloji dünyasında da kendilerine ayrı bir yer buldular. Psikolojide yaşanan gelişmeler sayesinde normlara uymayan insanların incelenmesi, birey olarak ne ifade ettiğimize, beyinlerimizin nasıl çalıştığına, en derin ve en karanlık arzularımızın neler olduğuna dair en önemli ipuçları sağladı.

Bizi biz yapan etmenlerin altında yatan gizemleri gün yüzüne çıkarabilecek, en alışılmadık 5 psikolojik vakayı sizler için derledik.

1. Aveyron Çocuğu

1800’lü yıllarda Fransa’nın Aveyro ormanında bir erkek çocuğu ortaya çıktı. 11 -12 yaşlarında olan bu çocuğun birkaç yıldır ormanda yaşadığı belliydi. Bu “vahşi çocuk” herhangi bir dil konuşmuyordu ve onu inceleyen Jean Marc Gspard Itard adlı hekim tarafından ona “Victor” adı verildi.

Victor çok geçmeden geniş bir kitle tarafından anılır hale geldi, doğa ve beslenme alanlarında araştırma konusu oldu. Akıcı şekilde konuşabilmeyi asla öğrenemese de kıyafet giymeye, normal tuvalet alışkanlığı geliştirmeye ve birkaç harf yazabilmeye başlamıştı. Çocuğu inceleyen tek bilim insanı Itard değildi ama 5 yıl boyunca çocuğu incelemiş olması ona gelişim bozukluğu olan insanları eğitmede birçok önemli bilgi sağlamış oldu.

Otizm uzmanı Uta Frith, Victor’un büyük olasılıkla otistik olduğuna inanıyor ama bunu bilmek imkânsız.

2. Karısını şapka olarak gören adam

İngiliz Nörolog ve yazar Oliver Sacks çalışmaları boyunca çok fazla tuhaf vakayla karşılaşmış. Sacks’ın en ünlü kitaplarından “Karısını Şapka Olarak Gören Adam” adlı eserde, görsel agnozi bozukluğuna sahip bir Doktor P. ye ait bir vakadan bahseder. Görsel agnozi, görsel olarak sunulan nesnelerin tanınmasında yaşanan bir bozukluktur. Beynin temporal lobundan yaşanan bir hasara dayanır.

Dr. P., etrafına baktığında yakınındaki nesneleri doğru dürüst göremiyor, nesneleri veya insanları tanımlayamıyor. Örneğin eşine baktığında bir şapka görüyor. Ayrıca yüze benzemeyen çoğu nesnede yüzler görüyor.

“Sokakta yürürken yangın musluklarının ve parkmetrelerin tepesini okşayabiliyor, onları ufak çocukların kafası olarak görebiliyor.”

3. Her yerde ejderha gören kadın

2014 yılında The Lancet adlı bilim dergisinde süslü bir başlığa sahip araştırma yazısı yayımlandı: “Prosopometamorphopsia and Yüz Halüsinasyonu” Yazıda doktorların kliniğine gelen 52 yaşındaki Hollandalı bir bayanın ilginç vakası anlatılıyor. Sanki gerçek dünyada “Game of Thrones” hayatı süren bu bayan, hayatı boyunca baktığı insanların yüzlerinin ejderhaya dönüştüğünü görmüş.

Oliver Sacks’ın da katıldığı araştırmacılar hastanın söylediğine göre, gördüğü yüzlerin siyahi olduğunu, suratlarının uzadığını, sivri kulaklı, çıkıntılı bir burna sahip olduklarını, sürüngenimsi bir deriye sahip olduklarını, parlak sarı, yeşil, mavi ve kırmızı renkte devasa gözleri olduğunu belirtiyorlar.

Ejderha imajları sadece yüzlerde belirmiyor. Hasta bayanın neredeyse her yerde gördüğü bu ejderhalar duvarlarda, elektrik prizlerinde, bilgisayar ekranlarında ya da gecenin karanlığında bir anda belirebiliyor.

Yoğun nörolojik muayeneler, testler, EEG ve MRI çekimlerinden sonra bile bilim adamları, bu rahatsızlığın sebeplerini tam olarak anlayamadılar.

4. Kendisinin yenilmesini isteyen adam

Bu korkak bir adamın hikayesi değil. Toronto psikiyatri hastanesi doktorları, kendisinin yenilmesini isteyen Stephen adında bir adamla karşılaştılar. Yamyamlığın tersi bir fetiş yetmezmiş gibi Stephen ayrıca kendisini yedikten sonra dışkılayacak kilolu, dominant bir kadın tarafından yenilmek istiyor.

45 yaşındaki bu adam, deli gibi görünmeyi geçin oldukça temiz ve normal bir adam gibi birisi. Araştırmacılar onun bu ilginç isteklerini, keşke hiç doğmamış olmayı dilemesine bağlıyorlar. Sanki anne karnına tekrar dönmek istiyormuş. Rapora göre Stephen kendisini, birisi tarafından dışarıya fışkırtılacak bir meni ya da boşaltılacak bir dışkı gibi düşlüyormuş.

İlginç olansa, Stephen ilk başta doktorların yanına eşcinsel şüphesiyle gitmiş. Doktorlara göre böyle bir durum söz konusu değil.

5. Kafasındaki şarkıyı durduramayan kadın

Pop şarkıcıları genelde akılda kalıcı şarkılar yapmaya çalışırlar ama kimse bu kadarını beklemiyordu. İngiltere, Essex’ten Susan Root adında bir bayanın kulağında 4 yıldır bir şarkı çalıyor. Şarkı 1952 yılında Patti Page tarafından seslendirilen “How Much is that Doggie in the Window” adlı parça.

Terapistler Susan’ın “müzik çınlaması” adı verilen sıkıntısını çözemediler. Hatta durum o kadar kötü bir hal almış ki Susan’ın 40 yıllık eşi onun dikkatini çekmek ve sesini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalıyormuş.

Nadir görülen bu durum, geceleri daha da kötü bir hal alıyormuş. Zavallı kadın uyumak için kafasındaki müziğe az olsun müdahale etmek için televizyon açmak zorunda kalıyormuş.

Sonraki zamanlarda Susan, başka bir şarkı işitmeye başlamış: Judy Garland’a ait “Somewhere over the Rainbow”

 

kaynak: bigthink

Murat Sayarhttps://pintibilim.com
İngilizce öğretmeni, meraklı, bilim okur bilim yazar, çevirmen, tasarımcı, az ondan az bundan biri.

BENZER YAZILAR

YORUMLAR

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

bizi takip edin

EN POPÜLER

BU YENİLİKÇİ OYUN KONSOLU, ODANIZI OYUN ALANINA ÇEVİRİYOR

İLERİDE GÖRECEĞİMİZ OYUN KONSOLLARINA IŞIK TUTUYOR. Güvenli odanızdan kaçmak ve farklı bir tecrübe yaşamak istiyorsanız PSR adındaki bu konsept oyun konsolu tam da aradığınız şey...

ULAŞIMIN GELECEĞİ: UÇAN ARABALAR SERİSİ #1

Bu yazıda, dünyanın farklı yerlerinde üretilen ya da tasarlanan uçan arabaları değerlendiriyoruz. İki yazı dizisinden ilki olacak bu yazıyı umarız beğenirsiniz. Yollar tehlikeli yerlerdir ve...

TÜRKİYENİN OTOMOBİLİ YURTDIŞINDA DA TESCİLLENDİ

Uzun zamandır otomobil gündemimizde olan ve milli gururumuz niteliğinde olan yerli aracımız Avrupa Birliği'nde tescillenmişti.Twitter hesabından yapılan paylaşımda Avrupa Birliği ülkeleri için tescili alınan...