HER GÜN BİR YILDIZ YUTAN DEVASA KARA DELİK

Güneşin kütlesinden 34 milyar kat büyük olan devasa bir karadelik her gün bir yıldızı tüketiyor.

1960’larda astronomlar, aktif galaksilere güç veren süper kara deliklerin olabileceği bir evren modeli ortaya attılar. 10 yıl kadar sonra astronomlar Samanyolu’nun ortasında buna benzer bir süper karadelik keşfettiler. 1990’lara gelindiğinde bütün büyük galaksilerin merkezinde süper karadeliklerin bulunduğu artık bilinir hale geldi.

O zamanlardan beri astronomlar olası süper kara deliklerin peşine düştüler ve süper kara deliklerin daha ne kadar büyük olabileceğini araştırmak istediler. Avustralya Devlet Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan yeni bir araştırma sayesinde ağır sıklet bir süper kara delik keşfedildi. Kabaca güneşimizin kütlesinden 34 milyar kat daha büyük olan bu kara delik (J2157), günümüze dek keşfedilenler arasında en hızlı büyüyen kara delik ve en geniş ölçekteki kuasar.

Kuasarlar, evrenin en uzak köşelerinde yüksek bir enerjiyle parlayan gökadalara verilen addır. Evrenin genç ve çalkantılı dönemindeyken oluştukları bilinmektedir.

Araştırma ekibinin çalışması yakın zamanda Kraliyet Astronomi Topluluğu’nun aylık duyurusunda yayımlandı. Araştırmanın başında SkyMapper teleskobunun operasyon müdürü Dr. Christopher A. Onken yer alıyor. Ona Avrupa Uzay Ajansı’ndan, Steward Gözlemevi’nden, Yerçekimsel Astrofizik Merkezi’nden ve Astronomi-Astrofizik Araştırma Okulu’ndan araştırmacılar katılmış.

NASA’nın Spitzer Teleskopunu kullanarak çektiği kızılötesi görüntülerde Samanyolu’nun merkezinde yer alan Sagittarius A adlı kara delik

Aynı ekip J2157’nin keşfinden sorumlu. Gaia Gözlemevi’nden, Geniş Alan Kızılötesi Araştıma Kâşifi Gözlemevi’nden ve SkyMapper Güney Uzay Araştırma Teleskobu’ndan alınan bilgiler, 2018 yılına kadar dayanıyor.

J2157, bilinen evren içindeki günümüze kadar keşfedilen en parlak kuasar ve merkezinde de büyük bir kara delik yer alıyor. Daha da ilginç olan bilgi ise çalışma ekibi, kuasarın bu kadar parlak olmasının sebebini yerçekimsel kırılmaya bağlıyor. Görüntünün arasına giren galaksiler ve diğer büyük sistemler, J2157’nin parlaklığı arttırmada büyük bir rol alıyor.

Bu büyük bir olasılık. J2157’nin Dünya’dan 12,5 milyar ışık yılı uzaklıktan göründüğünü düşünürsek bize ulaşabilmesi için J2157’nin ışığının, uzay ve zamanda bir yandan öbür yana dolaşması gerekmekte. En son yapılan çalışmada Dr. Onken ve ekibi, Şili’deki Avrupa Güney Gözlemevi’ne ait Geniş Çaplı Teleskop’tan alınan bilgileri kullanarak J2157’nin merkezinde yer alan süper kara deliğin kütlesini ve uzaklığını belirlemişler. Dr. Onken verdiği basın bildirisinde bulduklarının hayranlık verici olduğunu söylüyor:

“Kara deliğin kütlesi Samanyolu’nun merkezindeki kara deliğinkinden 8.000 kat fazla. Samanyolu’ndaki kara delik o kadar büyümeye kalksaydı galaksimizin içinde yer alan yıldızların en az üçte ikisini yutmak zorunda kalırdı. Gördüğümüz kara deliğin görüntüsü evrenimizin başlangıcından sadece 1.2 milyar sonrasına ait. Bu da sadece şu anki çağımızın yüzde 10’una denk geldiği anlamına geliyor. Evrenimizin erken dönemlerine kadar dayanan en büyük kara delik bu.”

 

Araştırma ekibi J2157’nin içerisinde müthiş bir hızla büyüyen bir süper kara delik bulunduğundan eminler. Kuasar’ın merkezinde yer alan bu süper kara delik halihazırda bir dolu yıldızı tüketmiş durumda ve buna devam ediyor. Evrenin başlangıcından sadece 1.2 milyar yıl geçiren bir kara delik için böylesi bir büyüklük gerçekten hayranlık verici. Avrupa Güney Gözlemevi’nden astronom Dr. Fuyan Bian ekliyor:

“İnanılmaz hızlı büyüme oranını fark ettiğimizde kocaman bir kara delikle karşılaştığımızı anladık. Kara deliklerin ne kadar çok yıldız tüketebilecekleri ne kadar çok kütleleye sahip olduklarıyla alakalıdır. O yüzden bu kara deliğin kütlesine bakarak yeni bir rekoru elinde tuttuğunu düşündük. Artık bundan çok eminiz.”

Bilim adamları, bu kadar kısıtlı bir zamanda kara deliklerin bu kadar nasıl büyüdüklerine dair cevaplar arıyor. Bu tür sorular şu an cevaplanmış değil. Bu antik ve büyük kütleli kara deliğin keşfedilmesi, kafalardaki sorunların çözümlenmesine yardımcı olabilir. Büyük patlamanın hemen ardından oluşmaya başlayan başka kara deliklerin bulunması için çabalar sürüyor.

Hubble Uzay Teleskobunun 5000 ışık yılı ötedeki M87 adlı aktif bir galaksinin merkezini çektiği bir görüntü. Resim: NASA/The Hubble Heritage Team (STScI/AURA)

Son birkaç yılda astronomide ve astrofizikte yaşanan en önemli gelişmelerden birisi, daha uzak yerleri daha net görebilmemiz olmuştur. Kâinatta daha uzak yerlere derinlemesine bakarak zamanda daha da geriye gitmiş oluyoruz; evrenin erken dönemlerinde nasıl göründüğünü ve nasıl evirildiğini anlamış oluyoruz.

Önümüzdeki yıllarda göreceğimiz ileri nesil teleskoplar, yapay zeka, makine öğrenimi ve artan oranda bilgi paylaşımı sayesinde bilim insanları, en zor kozmolojik soruların cevaplandırılacağını düşünüyor.

 

Kaynak: universetoday.com

Murat Sayarhttps://pintibilim.com
İngilizce öğretmeni, meraklı, bilim okur bilim yazar, çevirmen, tasarımcı, az ondan az bundan biri.

BENZER YAZILAR

YORUMLAR

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

bizi takip edin

EN POPÜLER

Dünya yörüngesinde Maddenin beşinci hali mi?

Evrenin en soğuk laboratuarı, uzay ortamında çok tuhaf bir kuantum madde oluşturdu. Maddenin dördüncü hali olan plazma artık herkesçe bilinir hale gelmişken bu başarı her...

NANO-UYDULAR, DÜNYAYA KUANTUM İNTERNET SAĞLAYABİLİR

Çok ufak boyutlardaki nano-uydular Dünya’ya kuantum interneti ışınlayabilir. “Gelecekte tasarladığımız sistem, dünyaya ve diğer uzay araçlarına bilgileri ileten küresel bir kuantum ağının parçası olabilir.” Çin’in uydusu...

20 YIL BOYUNCA DENİZ DİBİNDE KALAN PLASTİĞİ TEST ETTİLER: SONUÇLAR VAHİM

Çevre için sorun teşkil eden bu malzemenin derin deniz altındaki etkilerini araştıran bir çalışmaya göre, 20 yıl boyunca okyanus suyuna maruz kalmasına rağmen plastikler,...